Sosyal hizmetin farklı alanlarına, mesleki meselelere ve güncel sosyal sorunlara dair sade, anlaşılır ve sahaya yakın değerlendirmeler.

  Sorun kavramı, bireyin içsel veya dışsal etkenler nedeniyle ihtiyaçlarını karşılayamadığı, zorluk yaşadığı ve çözüm arayışına girdiği durumları ifade eder. Bu bağlamda, güç kavramı, sorunlar veya kriz durumlarıyla karşılaşan bireyin kendini toparlayabilmesi ve bu durumların üstesinden gelebilecek yetkinlik ve enerjiyi aktif hale getirmesi için gerekli sosyal dirençliliği ifade eder. Bireyin yaşadığı problemler çoğu zaman yalnızca…

Written by

×

Sosyal Hizmette Güçler Perspektifi Yaklaşımı

  Sorun kavramı, bireyin içsel veya dışsal etkenler nedeniyle ihtiyaçlarını karşılayamadığı, zorluk yaşadığı ve çözüm arayışına girdiği durumları ifade eder. Bu bağlamda, güç kavramı, sorunlar veya kriz durumlarıyla karşılaşan bireyin kendini toparlayabilmesi ve bu durumların üstesinden gelebilecek yetkinlik ve enerjiyi aktif hale getirmesi için gerekli sosyal dirençliliği ifade eder. Bireyin yaşadığı problemler çoğu zaman yalnızca birey temelli değil, aynı zamanda toplumsal ve/veya çevresel yetersizlikler ve baskılar nedeniyle ortaya çıkan durum ve olgulardır. Bu durumda, bireyin karşılaştığı sorunların üstesinden gelmek için çevresini ya da toplumu değiştirme gerekliliği ortaya çıkabilir; fakat bu çoğu zaman mümkün değildir. Bu nedenle, başta Dennis Saleebey gibi sosyal hizmet akademisyenleri, sorun temelli bir yaklaşımdan uzaklaşarak yeni bir sosyal hizmet yaklaşımı geliştirmişlerdir: Güçler Perspektifi. Güçler perspektifi yaklaşımı, danışanın sorunlarını çözmek amacıyla bireyin güçlü yönlerine, geçmiş başarılarına, becerilerine ve yapabilirliklerine odaklanarak sorunların üstesinden gelmesini hedefler.

  Sosyal hizmet kuramının ve uygulamalarının temelinde, bireyin güçlendirilerek iyilik halinin artırılması hedeflenir. Güçlendirme temelli bir yaklaşım olan bu yaklaşım, bireyin kendi yaşamını kontrol etme yetisini yeniden kazanmasını amaçlar ve birey ile toplulukların içsel gücüne odaklanır. Bu sebeple, birçok sosyal hizmet yaklaşımından farklı olarak bireye yeni beceriler kazandırmak yerine, mevcut güçlü yanlarını ön plana çıkararak bireyi “sorunlu” bir birey anlayışından “yapabilirlikleri olan güçlü bir birey” anlayışına doğru değiştirmeyi hedefler. Farklı ortamlarda ve çeşitli sorunlarla çalışabilme kapasitesine sahip olması nedeniyle sosyal çalışmacılar tarafından sıkça tercih edilen bir yaklaşımdır. Unutulmamalıdır ki bu yaklaşım, danışanın sorunlarını yok saymaz; yalnızca sorunlara odaklanmak yerine bireyin güçlü yönlerine odaklanmayı tercih eder.

Uygulamada Uzman – Danışan İlişkisi

Bu yaklaşım, güçlerin değerlendirilmesi, sorunların ele alınması ve mevcut veya gelecekte kullanılabilecek güçler ile kaynaklardan yararlanılması için sosyal çalışmacı ile müracaatçı arasında iş birliğine dayalı bir ortak çalışma gerektirir. Süreç boyunca, sosyal çalışmacılar danışanların hedeflerini gerçekleştirmeleri için gerekli güçleri ve kaynakları kullanmalarını teşvik eder ve bu süreçte genellikle savunuculuk ve aracılık rolünü üstlenirler. Danışanlara, deneme ve denerken başarısız olma hakkına sahip oldukları öğretilmelidir. Uzman, tüm süreç boyunca danışanın güçlü yönlerini bulmaya ve bunları uygun koşullarda danışana yansıtmaya çalışmalıdır. Görüşme süresince, danışanla sorun odaklı bir dilden çok, güçlü yönler ve beceri kapasitesi üzerine odaklanılmalıdır. Ayrıca, danışanların kendi kapasitelerini fark etmeleri sağlanmalıdır.

Saleebey’in Güçler Köşeleri

Saleebey, güçler perspektifinde bireyin içsel ve çevresel kaynaklarını tanımlamak için “Güçlerin CPR’si” adını verdiği bir çerçeve geliştirmiştir. Bu çerçeve, bireyin güç ve potansiyelini ortaya çıkarmak amacıyla üç ana unsura odaklanır: Kapasite, Olasılık ve Kaynaklar.

C – Capacity (Kapasite, Yeterlilik, Cesaret): Bireyin sahip olduğu beceriler, yetenekler ve hayatla başa çıkma konusundaki cesaretini ifade eder. Saleebey’e göre, her bireyin zorlukları aşmak için gerekli kapasitesi ve geliştirilebilecek potansiyel becerileri vardır. Bu kapasite, kişinin hayatındaki engellerle başa çıkmasında önemli bir dayanak oluşturur.

P – Possibility (Olasılık, Umut ve Potansiyel): Bireyin gelecekte sahip olabileceği fırsatları, olumlu beklentilerini ve potansiyelini ifade eder. Olasılıklar, bireyin ileride neler başarabileceği ve karşısına çıkacak fırsatlarla ilgilidir. Olumlu beklentiler, bireyin zor durumlarla baş ederken umudunu korumasına yardımcı olur. Saleebey, bu unsuru bireyin umutlarını, hayallerini ve geleceğini şekillendirme potansiyelini yansıtan bir bileşen olarak tanımlar.

R – Resource (Kaynaklar, Dayanıklılık ve Destek): Bireyin kendisi ve çevresiyle ilgili dayanıklılığı, ihtiyaçları ve yararlanabileceği destek kaynaklarını ifade eder. Bu kaynaklar, kişinin içsel gücünden başlayarak aile, arkadaşlar ve toplumdan aldığı desteğe kadar geniş bir destek ağını kapsar. Bu unsurlar, bireyin çevresindeki kaynaklardan faydalanarak karşılaştığı zorluklarla başa çıkmasını kolaylaştırır.

Güçler Temelli Uygulamada Güçlerin Değerlendirilmesi ve Dil Kullanımı

Güçler temelli uygulamada, danışanın güçlü yönlerine odaklanarak destek sağlamak açısından iki temel alanın geliştirilmesi önemlidir: Güçlerin değerlendirilmesi ve dilin kullanımı.

1. Güçlerin Değerlendirilmesi

Cowger, güçlerin değerlendirilmesini güçler perspektifinin temel unsuru olarak tanımlar. Değerlendirme süreci, danışanın güçlü yönlerine odaklanmalıdır; aksi takdirde uzman-danışan ilişkisi sorun ve eksikliklere odaklanarak sürecin yanlış ilerlemesine neden olabilir. Güçler değerlendirmesi, danışanın sorunlarına karşı kendi gücüyle nasıl çözüm üretebileceğini belirlemeyi hedefler. Cowger, güçlerin değerlendirilmesi için 12 temel ilke belirlemiştir:

  • Danışanın kendi deneyimlerini en iyi bilen kişi olarak algılarının dikkate alınması.
  • Danışanın güvenilir olduğu varsayılarak ona inanmanın önemsenmesi.
  • Danışanın süreç ve uzmandan beklentilerinin keşfedilmesi.
  • Değerlendirmenin sorunlar ve engellerden, bireysel ve çevresel güçlere doğru yönlendirilmesi.
  • Güçlerin değerlendirilmesinin çok boyutlu yapılması (kişisel, kişiler arası ve sosyopolitik düzeylerde).
  • Değerlendirme veya güçlerin tanımlanması sırasında danışanın kendi kelimelerinin kullanılması.
  • Değerlendirmenin danışan-uzman iş birliği içerisinde, ortak bir faaliyet olarak yürütülmesi.
  • Danışanın benzersizliğinin keşfedilmesi.
  • Değerlendirmede, üzerinde uzlaşılan ortak bir anlaşmaya varılması.
  • Kınama ve suçlamalardan kaçınılması.
  • Sebep-sonuç şeklinde düşünmenin suçlama yaratabileceği göz önünde bulundurularak bundan kaçınılması.
  • Değerlendirme yaparken teşhis koymaktan veya etiketlemekten kaçınılması

2. Dilin Kullanımı

Güçler temelli yaklaşımda, danışanın güçlü yönlerini ortaya çıkarmak için sorular sormak önemlidir. Bu soruların herhangi bir sınırı olmamakla birlikte, örnek sorular şunlardır:

Geçmiş deneyimler üzerine:

  • “Daha önce zor bir durumla başa çıkabildiğiniz bir zamanı hatırlıyor musunuz? Bu durumda size yardımcı olan özellikleriniz nelerdi?”
  • Güçlü yönlerin fark edilmesi: “Kendinizde en çok gurur duyduğunuz üç özelliğiniz nedir?”
  • Destekleyici ilişkiler: “Arkadaşlarınız veya aileniz size hangi konularda danışır ya da hangi yönlerinizle sizi öne çıkarır?”

Hedef ve Beklentilere Yönelik Sorular:

  • “Bu süreçten beklentileriniz neler? Süreç sonunda neyi başarmış olmak istiyorsunuz?”
  • “Yaşamınızda şu anda en çok değiştirmek ya da geliştirmek istediğiniz alanlar nelerdir?”
  • “Bir yıl sonra kendinizi nerede görmek istersiniz? Hangi alanlarda gelişim sağlamış olmayı hayal ediyorsunuz?”

Kaynakları Belirleme Soruları:

  • “Yaşamınızda size destek olan kişiler veya kaynaklar nelerdir? Kim ya da ne size güç verir?”
  • “Topluluğunuzda veya sosyal çevrenizde size yardımcı olabilecek fırsatlar veya destekler var mı?”
  • “Günlük yaşantınızda size iyi gelen, sizi motive eden veya güçlü hissettiren şeyler nelerdir?”

Geleceğe Yönelik Planlar ve Umutlara Yönelik Sorular:

  • “Bu süreçte daha fazla sorumluluk almak, bir konuda karar vermek ya da bir adım atmak isteseniz neyi tercih ederdiniz?”
  • “Hayatınızın hangi alanlarında yeni fırsatlar keşfetmek veya kendinizi yeniden tanımlamak istiyorsunuz?”
  • Bu sorular, güçler temelli yaklaşımla danışanların kendi güçlü yanlarını fark etmelerine, bunları geliştirmelerine ve yaşamlarına entegre etmelerine yardımcı olur. Böylece danışanlar, süreç sonunda kendi kapasitelerini daha iyi tanıyarak ve güçlerini fark ederek sorunlarla başa çıkma becerilerini artırır.

Saleebey güçler perspektifi yaklaşımına 4 temel eleştiri aktarmıştır

  • Güçler perspektifi olumlu düşünmenin sadece kılık değiştirmiş halidir
  • Güçler perspektifi acıyı, sefaleti, müracaatçının yaşanmış deneyimlerinin gerçekliğini ifade eder.
  • Güçler perspektifi saçma biçimde iyimserdir. Yardım edilemez durumda bireyler olduğunu kabul eder.
  • Müracaatçının sorunlarının gerçekçiliğini göz ardı eder.

Yorum bırakın