Sosyal hizmetin farklı alanlarına, mesleki meselelere ve güncel sosyal sorunlara dair sade, anlaşılır ve sahaya yakın değerlendirmeler.

Feminist Teori nedir? Feminizm, kadın deneyimlerini göz önünde bulundurarak erkeklerle kadınlar arasındaki eşitsizliği ortadan kaldırmayı; kadınların maruz kaldıkları ayrımcılık ve baskılara karşı farkındalık oluşturmayı ve kadınları güçlendirerek daha eşitlikçi bir toplum düzeni yaratmayı amaçlayan bir mücadele olarak tanımlanabilir. Feminist sosyal hizmet yaklaşımına göre geleneksel sosyal hizmet uygulamasında kullanılan birçok teori ve yaklaşım baskın şekilde erkekler…

Feminist Sosyal Hizmet Uygulaması

Feminist Teori nedir?

Feminizm, kadın deneyimlerini göz önünde bulundurarak erkeklerle kadınlar arasındaki eşitsizliği ortadan kaldırmayı; kadınların maruz kaldıkları ayrımcılık ve baskılara karşı farkındalık oluşturmayı ve kadınları güçlendirerek daha eşitlikçi bir toplum düzeni yaratmayı amaçlayan bir mücadele olarak tanımlanabilir.

Feminist sosyal hizmet yaklaşımına göre geleneksel sosyal hizmet uygulamasında kullanılan birçok teori ve yaklaşım baskın şekilde erkekler tarafından erkeklerin yaşam deneyimlerine göre oluşturulmuştur. Bu teorilerde, erkeklerin deneyimlerinin tek geçerli model olduğu ve kadınların da aynı deneyimleri paylaştığı varsayılmıştır. Bu duruma karşın dünyada feminist hareketin ortaya çıkmasıyla birlikte kadınların erkeklerden farklı deneyimlere sahip olduğu ve toplumsal yaşam içerisinde birçok ayrımcılığa maruz kaldığı gerçeği vurgulanmaya başlamıştır. Feminist sosyal hizmet yaklaşımları, kadınların ve erkeklerin farklı deneyimlere sahip olduğuna işaret ederken, bu farklılıkların kaynağını anlamak için cinsiyet ve toplumsal cinsiyet kavramları arasındaki ayrıma dikkat çekmektedir. Bu sebeple Feminist teoriyi daha iyi anlamak için bazı temel kavramlara odaklanmak önemlidir. Bu kavramlar arasında özellikle “cinsiyet” ve “toplumsal cinsiyet” arasındaki farkı bilmek gereklidir. “Cinsiyet” (sex), kadınlar ve erkekler arasındaki biyolojik farkları ifade eder. “Toplumsal cinsiyet” (gender) ise kadınlara ve erkeklere yönelik toplum tarafından yüklenen tutumları, inançları ve değerleri kapsar. Cinsiyet her yerde aynı biyolojik gerçekliğe dayanırken, toplumsal cinsiyet sosyal olarak inşa edildiği için kültürden kültüre, zamandan zamana farklılık gösterebilmektedir.

Toplumsal cinsiyet kavramının bir ürünü olan ve bireylerin yaşamlarının her evresinde karşımıza çıkan toplumsal cinsiyet rollerine ise özellikle değinilmelidir. Bu roller ve farklılıklar, bireyin doğumuyla birlikte başlamakta, çocukluk süresince kişilik değerlerinin şekillenmesinde önemli bir rol oynamakta ve ergenlik ile yetişkinlik evrelerinde de etkisini sürdürmektedir. Kız çocuklarına pembe renklerin, erkek çocuklarına ise mavi renklerin tercih edilmesi; kız çocuklarına oyuncak bebekler ve ev eşyaları verilerek annelik rolünün benimsetilmesi; erkek çocuklarına ise oyuncak arabalar ve oyunlarda işe giden karakterlerin sunulması gibi örnekler, cinsiyet temelli yönlendirmelerin çocukluktan itibaren başladığını gösterir. Bu roller, bireylerin kişilik gelişimini etkilemenin ötesinde, meslek seçimlerini, sosyal ilişkilerini ve kendilik algılarını da şekillendirmektedir.

Feminist kuram, tüm bu sebeplerden dolayı sadece kadınlara yönelik bir kuram olmamakla birlikte, aynı zamanda erkekler ve LGBTIQ+ bireyler için de çalışma alanı sunan kapsayıcı bir yaklaşımdır. Toplumsal cinsiyet rolleri yalnızca kadınlara değil, tüm bireylere kadınlık ve erkeklik rolleri biçer; bu rollerin dışına çıkan her birey toplumsal baskıya maruz kalır. Sosyal hizmetin temel ilkelerinden biri olan baskı karşıtı uygulama ilkesine önemli bir destek sağlayan feminist teorinin öne çıkan türlerine göz atalım.

Feminizm türleri nelerdir?

  • Liberal Feminizm: Liberal feminizm, kadınların özel alanla sınırlanmasına karşı çıkarak, kamusal alanda erkeklerle eşit haklara sahip olması gerektiğini savunan bir kuramdır. Kadınların birey olarak kendilerini geliştirme potansiyellerine sahip olduklarını vurgular ve fırsat eşitliği, bireysel özgürlük gibi temel liberal değerlere dayanır. Bu kuram, kadınların topluluk ya da grup aidiyeti üzerinden değil, birey olarak eşit haklara sahip olmalarını amaçlar. Liberal feminizm, kadın ve erkeğin zihinsel olarak aynı kapasiteye sahip olduğunu öne sürerek, eşit eğitim ve hakların sağlanmasını talep eder.
  • Radikal Feminizm: Radikal feminizm, kadınların ezilmesinin temelinde ataerkil bir sistem olduğunu savunur ve bu sistemin tamamen yıkılması gerektiğine inanır. Tüm kadınların, sınıf ayrımı gözetmeksizin, erkek egemen yapı tarafından baskı altında tutulduğunu öne sürer. Radikal feministlere göre, kadının özgürlüğü biyolojik bir devrimle mümkün olabilir. Bu akım, toplumsal cinsiyet rollerine ve kadınlara yönelik tüm baskılara karşı çıkar.
  • Marksist-Sosyalist Feminizm: Marksist feminizm, kapitalist sistemin kadınların ezilmesinin temel sebebi olduğunu savunan ve sınıf mücadelesini merkeze alan bir feminist harekettir. Bu kurama göre, kadının özgürleşmesi için ev işlerinden ve çocuk bakımından kurtulması, böylece iş gücüne tam anlamıyla katılması gerekmektedir. Kadının ev içindeki emeğinin üretken olduğunu, dolayısıyla sermaye birikiminin temelinde yer aldığını savunurlar. Marksist feministler, kadınları işçi sınıfının bir parçası olarak değerlendirir ve ataerkil sisteme pek önem atfetmezler. Marksist feminizm, kapitalizme karşı mücadelesiyle sınıfsız bir toplum hedefler ve kadınların ekonomik bağımsızlığını bu hedefe ulaşmanın bir yolu olarak görür.
  • Psikoanalitik Feminizm: Psikoanalitik feminizm, toplumsal cinsiyetin öğrenildiğini ve değiştirilebileceğini savunur. Erkek egemen dili eleştirir ve kadın-erkek arasındaki psikolojik farkların toplumsal yapılarla şekillendiğini öne sürer. Freud’un “penis kıskançlığı” gibi kavramlarını eleştirir, annenin kız çocuklarının kimlik gelişiminde olumlu bir rol oynadığını savunur. Bu kuram, kadınların empati gibi özelliklerinin iş yerlerinde olumlu değişimler yaratabileceğini düşünür.
  • Lezbiyen Feminizm: Lezbiyenliğin feminizmin mantıksal sonucu olduğunu savunan bir feminist ideolojidir. Bu kurama göre, kadınların erkeklerle cinsel ve duygusal ilişki kurmayı bırakmaları, kadın hareketine daha fazla destek vermelerine ve kendilerini erkeklere bağımlı kılan baskıcı toplumsal modellere karşı çıkmalarına olanak tanır. Lezbiyen feministler, erkeklerle ilişkilerin kadınları ekonomik ve sosyal olarak bağımlı kılan heteroseksüel sisteme hizmet ettiğini ve bu nedenle kadınların tüm enerjilerini kadın dayanışmasına yöneltmeleri gerektiğini düşünür.

Feminist Teoriler

Sosyal hizmet uygulamasında birçok farklı feminist teori olmasına karşın en sık kullanılan 2 tane teori bulunmaktadır. Bunlar:

  • Toplumsal Cinsiyet Şema Teorisi (Gender Shema Theory):

Toplumsal Cinsiyet Şema Teorisi, bireylerin toplum içinde nasıl cinsiyetlendirildiğine ve cinsiyet normlarının bir kültür dahilinde nasıl korunarak aktarıldığına odaklanır. Bu teoriye göre bireylerin çocukluktan başlayarak toplumsal cinsiyet rollerini kalıplaşmış biçimde öğrenirler.  Bununla birlikte Teori, bireylerin yaşamlarının her evresinde kendilerini ve diğer bireyleri değerlendirirken bu öğrenimlerinin nasıl bir etkisinin olduğunu görmeyi amaçlar. Çocukken evde yemek yapan kişinin sürekli anne olduğunu gören bir oğlan çocuğu, yemek yapmanın kadınlara özgü bir eylem olduğu yargısını benimseyebilir ve ilerleyen yaşamında yemek yapmaktan kendini uzak tutabilir. Bu örnekten yola çıkarak teorinin, kadın ve erkek rollerine ilişkin kalıplaşmış yargıların çocukluktan itibaren toplumun algıları doğrultusunda şemalaştığını ve bireyler tarafından yaşamın her evresinde bilinçsizce sürdürüldüğünü varsayar.

  • Kültürel İlişkisel Model (The Relational Cultural Model):

Bu modelin temel ilkesi iyi ve pozitif ilişkilerin sağlıklı gelişimi sağlayacağı ve kişinin gelişim sonucunda kriz durumlarına ilişkin öz farkındalığının artarak gerek sosyal ilişkilerinde gerek de kendi hayatında karşılaşacağı sorun ve tüm negatif durumlara karşı değişim yaratacak güce ulaşacağı üzerinde kuruludur. Kadının öz saygısının ve farkındalık düzeyinin onu etkileyen ve çevreleyen ilişkilerinin yarattığı olumlu etkiye bağlı olduğunu savunur. Kişi çevreden gelen olumlu ve destekleyici tepkiler sonucunda kendi ihtiyaçlarının farkında olmasının ve ihtiyaçlarını önceliklendirmenin bir temelini oluşturacağını destekler. Olumlu ve destekleyici bir sosyal ilişkiler ağı içerisinde büyüyen ve gelişen bir kadının kendilik değerinin yüksel olacağını varsayar. Kendilik değeri yüksek bir kadının yaşamı süresince yüzleşebileceği birçok zorluğa ve negatif duruma (Şiddet, ayrımcılık, aşağılanma, anlayışsızlık) karşı gelebileceği, değişim yaratma direnci veya sonlandırma yetkinliğini elinde bulunduracağına inanır.  Sosyal çevre içerisinde kadının kendi ihtiyaçlarını önceliklendirmesinin kadının bireysel ve sosyal alanlarda güçlenmesinin yolunu açacağını varsayan bir anlayış modelidir.

Feminist Metotlar

Sosyal hizmet uygulaması içerisinde birçok feminist metot bulunmaktadır. Feminist metotlar kadınları güçlendirmeyi ve kadın ihtiyaçlarını, ihtiyaçlara uygun kaynaklarla buluşturarak ortadan kaldırmayı hedeflemektedir. Bu amaç sadece bireyle değil aynı zamanda gruplarla, toplumla ve kurumlarla çalışmayı gerektirmektedir. Bu süreç içerisinde danışan ile uzman arasındaki dengenin işbirliğine dayalı şekilde yürütülmesi danışanın sağlıklı bir ilişki ve gelişim içerisinde bulunmasının temelini oluşturur. Feminist uygulamanın temelinde beş tane temel aşama vardır. Bunlar:

  • Semptomların ortadan kaldırılması: Uygulama sadece sorunlara odaklanmamalıdır. Sorunlara yol açan sebeplerin belirlenmesi hayati önem taşımaktadır. Sorunlara yol açan durumları ortadan kaldırmak sorunları azaltmaya ve yok etmeyi sağlayacaktır.
  • Benlik Saygısı: Kadının kendi hayatındaki kararları kendi alması yönünde çalışmalar yürütülmeli, baskı karşıtı ve dayanışmacı, destekleyici bir çalışma yürütülmelidir. Hayatının kontrolünü kendi eline alan kadının benlik saygısındaki yükseliş sağlanmalıdır.
  • Sosyal ilişkileri kalitesi: Daha önce bahsettiğimiz kişisel ilişkiler teorisine göre bir uygulama modeli geliştirilmeli ve kadının yaşamındaki yönetme becerilerini tekrardan kazanması veya elde etmesinin sağlanması önemlidir.
  • Farklılığa dikkat etmek: Sosyal hizmet uygulaması yapılırken kadınların sahip oldukları kültürel farklılıklara saygı duyan bir çalışma yürütülmesi esastır.
  • Politik farkındalık ve sosyal eylem: Hem uzman hem de uygulamadan yararlanan danışan ayrımcılık ve baskıya maruz kalma konularında toplum içinde makro hedefler ve görevler edinmeli ve bu alanda toplumsal bilinç yükseltme hareketine destek olmalıdır.

Belirtilen aşamalar ışığında görüldüğü gibi feminist sosyal hizmet uygulamasının temel amacı cinsiyet-baskın bir toplum içerisinde kadını güçlendirmektir. Bu durum kadının ne olması gerektiği yönünde var olan cinsiyet rollerine karşı kadının kendi potansiyeline ve olmak istediği kişi olması adına bir mücadele başlatma ve desteklemedir. Unutulmamalıdır ki feminist sosyal hizmet bir ayrımcılık yaratma amacı gütmemekte aksine toplumsal cinsiyet normlarına karşı mücadele vererek gerçek bir toplumsal eşitlik yaratma amacı gütmektedir. Bu amaçlara ulaşırken birtakım feminist teori tekniğini iyi bilmek ve etkili kullanmak süreci yönetmek için önem arz etmektedir. Bunlar:

  • Toplumsal Cinsiyet Rol Analizi: Bu teknik, kadının yaşadığı bir durumu toplumsal cinsiyet rollerinin etkileri üzerinden analiz ederek, kadına içinde bulunduğu durum hakkında yeni bir bakış açısı kazandırmayı ve bu rollerin yarattığı baskıyı fark etmesini sağlamayı amaçlar. Örneğin, “kadının yeri evidir, ailesine bakmalıdır” düşüncesinin hâkim olduğu bir çevrede çalışan bir kadın, çocuğuna yeterince vakit ayıramadığı düşüncesiyle kendini suçlu hissedebilir ve işi bırakmayı düşünebilir. Bu çalışmada, kadının iş hayatına katılımının aileye sağladığı katkılar üzerine odaklanılarak ona farklı bir perspektif kazandırılabilir. Örneğin, “senin çalışmandan dolayı ailenin elde ettiği kazançlar neler?” sorusu sorularak, kadının çalışmasının aile üyeleri için de olumlu bir katkı sağladığını fark etmesi sağlanabilir. Bu süreç, kadının kendini yalnızca annelik veya ev işleri üzerinden değil, toplumsal hayata katkı sunan bir birey olarak görmesine katkı sunar.
  • Toplumsal Cinsiyet Rol Müdahalesi: Bilinç Yükseltme Tekniği ile benzer özellikler taşıyan bu müdahalenin amacı, kadınların toplum tarafından kendilerine yüklenen toplumsal cinsiyet rollerini anlamalarını sağlamak ve bu rolleri olumlu bir perspektif kazanarak yeniden değerlendirmelerine katkıda bulunmaktır. Bu müdahale, kadınların bu rollerin sınırlayıcı yönlerini fark ederek kendilerini daha güçlü hissetmelerine ve bireysel kimliklerini bu rollerin ötesinde tanımlamalarına yardımcı olur. Farkındalık düzeyi yükselen kadın, toplumun kendisine dayattığı cinsiyet rollerinden kaynaklanan baskı ve ayrımcılığı daha net görebilir ve bu ayrımcılık karşısında daha güçlü bir duruş sergileyebilir. Bu müdahale, kadınların kendilerini ve toplumsal konumlarını yeniden değerlendirmeleri için önemli bir farkındalık oluşturur.
  • Güç Analizi ve Müdahale: Bu tekniğin amacı, kadınlar ve erkekler arasındaki güç dengesizliklerini belirleyerek, bu dengesizlikleri gidermek için gereken değişim yollarını bulmaktır. Örneğin, aynı pozisyonda çalışmasına rağmen bir erkekten daha az maaş alan bir kadın, cinsiyetinden kaynaklanan bir ayrımcılığa maruz kalmaktadır. Bu durum, yalnızca maddi değil, aynı zamanda iş yerindeki statü ve haklar açısından da bir eşitsizlik yaratır. Güç analizi sayesinde bu gibi ayrımcı durumlar tespit edilir ve yasal hakları konusunda bilinçlendirilen kadın, bu haklarını savunmak için desteklenir. Bu süreç, kadının yasal olmayan bir duruma karşı mücadele etmesine olanak tanıyarak, güç dengesini değiştirme yolunda önemli bir adım sağlar. Bu müdahale, kadının sadece bireysel olarak güçlenmesini değil, aynı zamanda toplumsal düzeyde cinsiyet eşitliği mücadelesine katkıda bulunmasını hedefler.
  • Atılganlık / Kendine Güven Eğitimi: Kadının, kendine güvenini artırarak toplum içinde daha güçlü bir duruş sergilemesi ve haklarını savunabilmesi için çeşitli planlamalar ve alıştırmalar yapılır. Bu teknik, kadının ihtiyaçlarını ve sınırlarını açıkça ifade edebilme becerisini destekler. Örneğin, toplumsal baskı karşısında sessiz kalan bir kadının, bu teknik sayesinde kendi haklarını ve düşüncelerini ifade edebilmesi hedeflenir. Bu süreç, kadının özgüvenini yükselterek, baskı ve ayrımcılıkla daha etkin bir şekilde başa çıkmasını sağlar.
  • Yeniden Çerçeveleme ve Yeniden Etiketleme: Bu teknik, kadının toplumda veya kişisel algısında negatif bir anlam kazanan bir durumu pozitif bir perspektifle yeniden ele almasını amaçlar. Örneğin, çalışan bir kadının, “ailemin faydasına ve ihtiyaçlarıma uygun olduğu için çalışıyorum” diyerek çalışmasının olumlu bir anlamı olduğunu kendisine ve çevresine vurgulaması, toplumsal normlara rağmen güçlü bir duruş sergilemesine yardımcı olur. Yeniden çerçeveleme, kadının kendini ve yaşadığı durumu daha olumlu bir bağlama oturtarak özgüvenini artırmasına katkıda bulunur.

Feminist sosyal hizmet uygulamasının sosyal hizmet mesleği için son derece gerekli olduğu aşikardır. Feminist sosyal hizmet, yapısı gereği baskı karşıtı bir yaklaşımı benimseyerek sosyal hizmet mesleğine önemli bir destek ve geniş bir çalışma alanı sunar. Feminist perspektifin sağladığı farklı bakış açıları, sosyal hizmet uzmanlarına toplumsal sorunların ve ayrımcılığın kaynağına odaklanma şansı verir. Feminist sosyal hizmet uygulamaları, toplumsal cinsiyet rollerinin yalnızca kadınları değil, bu rollerin dışına çıkmayı seçen veya bu rollere uymayan herkesi baskı altında bıraktığını göz önünde bulundurarak geniş bir müdahale alanı sunar. Bu sayede feminist sosyal hizmet, yalnızca kadınlarla değil, toplumsal cinsiyet rollerinin baskısından etkilenen tüm bireylerle çalışırken, sosyal adaletin sağlanması ve gerçek bir eşitlik ortamı yaratılması için güçlü bir yaklaşım sunar.

Kaynakça

Buz, Yrd. Doç. Dr. “Feminist Sosyal Hizmet Uygulaması.” Toplum ve Sosyal Hizmet, vol. 20, no. 1, 2009, pp. 53-64. Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü

Yıldırım, Müzeyyen. “Feminist Kuram.” [PDF dökümanı]. Erişim tarihi: 5 Kasım 2024.

Çelik, Dilek. “Feminist Örgüt Kuramları.” Journal of Academic Value Studies, cilt 6, no. 3, 2020, ss. 231-243. doi:10.29228/javs.45673.

“Feminizm.” Vikipedi: Özgür Ansiklopedi, Vikipedi, Son değişiklik 5 Kasım 2024, https://tr.wikipedia.org/wiki/Feminizm.

Teater, Barbra. Sosyal Hizmet Kuram ve Yöntemleri: Uygulama İçin Bir Giriş. Çev. Abdullah Karatay. Nika Yayınevi, 2015.

Yorum bırakın